ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVALARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK
- Av. Gamze Aksoy

- 11 Mar
- 2 dakikada okunur
Ortaklığın giderilmesi davalarında zorunlu arabuluculuk uygulaması, 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle hukuk sistemimize dahil edilmiştir. Bu düzenleme, taşınır ve taşınmaz malların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuruyu zorunlu kılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/B maddesi uyarınca, taşınır ve taşınmaz malların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kapsama giren uyuşmazlıklar arasında konut, arsa, tarla, dükkan gibi gayrimenkullerin paylaştırılması; araç, değerli eşyalar ve diğer taşınabilir malların paylaşımı; ortak ticari işletmelerin paylaştırılması yer almaktadır. Zorunlu arabuluculuk kapsamına girmeyen haller ise şunlardır: ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, çekişmesiz yargı işleri örneğin mirasın reddi ve tereke tespiti gibi işlemler, kamu düzenini ilgilendiren uyuşmazlıklar.
Başvurular adliyelerdeki Arabuluculuk Merkezleri, e-Devlet veya Vatandaş UYAP sistemi veya avukatlar aracılığıyla yapılabilir. Taraflar ortaklaşa arabulucu seçebileceği gibi, sistem tarafından rastgele atama da yapılabilir. Süre yönetimi açısından başvuru tarihinden itibaren en fazla üç hafta içinde süreç sonuçlandırılmalıdır. Zorunlu hallerde arabulucu tarafından bir hafta daha uzatılabilir, böylece toplam maksimum süre dört haftadır. Arabuluculuk süreci devam ettiği sürece, uyuşmazlığa konu eşya üzerindeki zaman aşımı ve hak düşürücü süreler durdurulmaktadır. Bu süreler, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesiyle yeniden işlemeye başlar.
Arabuluculuk görüşmelerinde sunulan teklifler, beyanlar ve belgeler gizli tutulmalıdır. Bu içerikler dava aşamasında delil olarak kullanılamaz. Gizlilik yükümlülüğü taraflar, arabulucu, vekiller ve diğer katılımcılar için geçerlidir.
Anlaşma sağlanması halinde uzlaşı tutanağı düzenlenir ve taraflarca imzalanır. Anlaşma belgesi mahkeme ilamı niteliğindedir ve icra edilebilirlik şerhi ile doğrudan icra edilebilir. Taşınmazlarla ilgili anlaşmalar için icra edilebilirlik şerhi, taşınmazın bulunduğu yerdeki görevli sulh veya asliye hukuk mahkemesinden alınmalıdır. Anlaşma sağlanamaması halinde arabulucu son tutanak düzenler ve taraflara teslim eder. Bu tutanak dava açma hakkının doğduğunu gösterir. Dava dilekçesine son tutanağın eklenmesi zorunludur. Eklenmemesi halinde mahkeme süre verir; süresinde eklenmezse dava usulden reddedilir.
Dava şartı arabuluculukta başvuru aşamasında ücret ödenmez. Anlaşma sağlanırsa ücret genellikle eşit olarak taraflarca karşılanır. Anlaşma sağlanamazsa arabulucunun ücreti ve giderleri Adalet Bakanlığınca karşılanabilir. Arabuluculuk sürecinde avukat bulundurma zorunlu değildir ancak sürecin hukuki sonuçları göz önünde bulundurulduğunda avukat desteği alınması önemle tavsiye edilir. Arabuluculuk süresince taraflar, uyuşmazlığa konu eşya üzerindeki tasarruf yetkilerini kullanabilirler. Taraflar isterlerse ortak iradeyle tasarrufun kısıtlanması konusunda anlaşabilir ve şerh kaydı isteyebilirler. Ecrimisil talep hakları saklıdır.
Sık karşılaşılan hatalar arasında arabuluculuğa başvurmadan dava açma, son tutanağı dilekçeye ekleme yükümlülüğünün ihmal edilmesi, görüşmelere mazeretsiz katılmama, arabuluculuk tekliflerinin dava aşamasında kullanılması ve taşınmaz anlaşmalarında icra edilebilirlik şerhinin unutulması yer almaktadır. Bu hatalar davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yaptırımlarına yol açabilir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında zorunlu arabuluculuk, Türk hukukunda alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır. Tarafların bu süreçte dikkat etmesi gereken en kritik hususlar süre yönetimi ve dava zaman aşımı durdurma etkisi, katılım zorunluluğu ve yaptırımlar, anlaşma belgelerinin bağlayıcılığı ve icra edilebilirlik şartları ile dava açma aşamasında son tutanağın eklenmesi zorunluluğudur. Bu düzenlemelerin amacı, tarafların daha az masrafla ve daha kısa sürede uyuşmazlıklarını çözmelerini sağlamak, aynı zamanda mahkemelerin iş yükünü hafifletmektir. Ancak sürecin hukuki sonuçları itibarıyla dikkatli ve bilinçli hareket edilmesi önemlidir.

Yorumlar